İlk aşkınızı hatırlar mısınız?
#61
Posted 24.05.2007 - 13:11
Ağlamaya değenler zaten ağlatmaz
Birgün ağlaman gerekirse başını dik tut ki
Gözyaşların seni ağlatan kişi kadar alçalmasın
#62
Posted 24.05.2007 - 13:27
#63
Posted 24.05.2007 - 13:35
çok küçük diildim... deli çok üzmüştü beni... balkondan gelişini ve gidişini izliyordum hep...
ne yanyana, geldik ne konuştuk... öle uzaktan uzağaydı... platonikti biraz...
taşındıktan sonra babaanneme gittiğim bi gün karşılaşmıştık... kendi kendime ben buna mı aşıktım ya olmuştum o zaman...
eğlenceliydi yinede... uzaktan bakışmalar fln...
#64
Posted 24.05.2007 - 14:44
Onla beraber herkez de anlamıştı öle oldugunu..
Gül verdigimde ona..
Bir kalemin dışını yakıp yeşile boyadıkdan sonra üzerine kırmızı kurdela ile çiçekleri ni yapıp kenarına bir yaprak zımbaladıgım ve kendimce yaptıgım gülü.. Sınıfda ki hediye çekilişinde onun ismini çıkan çocukdan aldıgımda..
#65
Posted 24.05.2007 - 16:01
o aralar devlet kuruyemiş, süt felam yollardı, ben Rahmiyle paylaşırdım hep...sonra 5. sınıfta olan oldu!söyleyin bakalım bir okulun A köşesinden son sürat koşan bir Rahmiyle, okulun B köşesinden deli danalar gibi koşan bir Issız, C noktasında ne olurlar?
-cevap: uff olurlar! ama olan rahmiye oldu, kafasının ortasında koca bir yara çıktı, zamanla orası kelleşti, koskoca adamken gördüm, kafasının aynı yeri hala keldi...
biz lisedeyken farklı okullarda olsak da otobüste felam yine bakışırdık, ama hep alay konusu olduk...çünkü o bizim çevre için fazla kibardı, ben de ''aşk'' gibi hassas bir mevzu için fazla kabaydım...velhasıl hiç sözü edilmeden bitti gitti koç gibi aşk...ahh ahh...
haa unutmuşum, ilkokul piyeslerinde hep karı-koca rolü verilirdi bize.....
en son haber aldığımda, edebiyat örtmeni olmuştu...iyi çocuktu zavallı...kafa yarılmasa iyiydi ama...
rahmiiiii duy sesimi!...
#66
Posted 24.05.2007 - 16:20
Senin aşkın bir melekti yafrum( replik bu deildi galiba karıştırdım )
Neyse ben kaçayım
Tecrübe çok zalim bir öğretmendir. İnsanı önce sınavdan geçirir, sonra dersini öğretir. - Spuitems
#67
Posted 24.05.2007 - 16:35
#68
Posted 30.05.2007 - 11:44
Çokomeline lades tutuşurken aşık olduk birbirimize... (Ladeste hep ben yenerdim, çokomel parasından bıkıp benimle çıkmış olabilir, )...
İyi top oynardım... Sınıflar arası turnuvalarda fırtınalar estiriyordum... Ne zaman gol atsam bizim sınıf sahaya dalar, üstüme atlayıp, boğazımı sıkarak sevinç gösterilerinde bulunurdu.... Kucaklaşırdık... Tabi aradan Nihanıda kucaklayabildiğim için, daha çok gol, daha çok kucak diyerek, gol üstüne gol atardım...
Ama gollerim takımı kurtarmaya yetmedi... şampiyon olamadık... 5-C’li şerefsizler şampiyon oldu...
Sonra Nihan bunu bahane edip bana küstü.. Niye şampiyon olmadın diye... Dedim, “yavrum gönlünün şampiyonu diilmiyiz.. gerisi boşş...” “Salak şey” deyip, beni terketti...
Bu yaşıma geldim olayı hala çözebilmiş değilim... Sanırım lades tutuşacak başka birini bulmuştu kendine... Çünkü ne zaman görsem ağzı yüzü çokomel içinde oluyordu...
Buldun tabi enayiyi, götür bakalım çokomeli...
#69
Posted 12.08.2007 - 11:53
Her yanda güz sancısı öpüşmeler var ama nedense hepsi yarım...
#70
Posted 12.08.2007 - 20:12
eğer bir gün farketmeden, istemeden seni kırdıysam
özrün efendisi en yakınım olur
diler, yoluma devam ederim
#71
Posted 17.08.2007 - 09:17
#72
Posted 18.08.2007 - 21:26
............................şşşşt sessiz ol!.................................
#73
Posted 18.08.2007 - 21:49
#74
Posted 21.08.2007 - 20:08
Her yanda güz sancısı öpüşmeler var ama nedense hepsi yarım...
#75
Posted 14.10.2007 - 17:44
Her yanda güz sancısı öpüşmeler var ama nedense hepsi yarım...
#76
Posted 14.10.2007 - 19:22
ya da aşkın ilk hali nedir
misal ilkokula giderken kızılderilei kız çocukları gibi saçını şekilden şekile sokan a ismi mi?
aşkın ilk tarifini ögrendikten sonra ilk buluşmasını okul spor salonunun erkek tuvaletinde el ele tutuştuğun kişi mi?
ya da aşkın kendine göre tarfini yaptıktan sonra üniversitede platonik aşk yaşadığı bir başkası mı ilk olan
yok kardeşim aşk diye birşey yok
icraat var
hörmet etmek var ilişkiye
bunun adına ilk aşk derseniz
ben daha yaşamadım henüz
#77
Posted 14.10.2007 - 23:22
bizim sınıfa yeni gelmişti adı b....'ydu
bizim arkadaşların hepsi kafayı ona takmıştı bende hoşlanıyordum ama diğerleri gibi olmamak için söylemiyordum, belki de hiç söyleyemezdim, o söyleyinceye kadar,
söylediği zamanı hiç unutmam
arkadaşlarının biri bahçede elime bi kağıt sıkıştırıp onun gönderdiğini söylemişti
-kağıdı hala saklarım-
zil çaldı ve içeri girdik, o başı önünde oturuyordu hiç bakmadı,seni seviyorum t....
yanından geçerken eğilip kulağına "bende..." diye fısıldamıştım
heygidi günlerrrr
2 yıl kadar sürmüştü...
sonrası; o şimdi evli ve bi kız çocuğu var (allah saklasın çok da şirin bişiy)
eşini ve çocuğunu geçen yaz rastlantı eseri görmüştüm
allah mutluluklarını daimi etsin
muluymuşlar...
-sonraki kız arkadaşlarımın hepsine istek üzerine anlatmıştım bu hikayeyi, önceden kıskanırlardı ama şimdi yani son kısım eklenince hepsi "ayyyy" ifadesini takınıyor-
unututulmaz, unutmam
Edited by PesimistiC, 14.10.2007 - 23:35.
#78
Posted 26.12.2008 - 17:48
safak'a ithafen;
cok eskiden bu kentte, bana ayni sehrin kokusunu almanin anlamini, bakisarak konusmayi ogreten, ömrüm boyunca hatirlayacagim bir düs vardi.
ilk bakis, ilk dokunus, ilk heyecan
seni mi seviyordum ilkleri mi?
saatte bir kalkan otobuste karsilasacagimizi bildigimden, senin icin sacimi tariyor, senin icin giyiniyorum.
o kalabalikta konusmasak da, biz gozlerimizle anlasabiliyoruz.
okul cikisima gelip bana zaman ayirman, bana zamanini vermen! kadar degerli hic birsey yok artik hayatimda.
ben sende ilklerimi yasiyorum. ben seninle bakisarak konusmayi ogreniyorum.
annemden gizli dogum gunu partime geldiginde, yedigim dayagin acisini unutacak kadar cok seviyorum seni.
"biz" ligi seviyorum.
bulutlar tozpembe, tum dunya kardes olmus, herkes mutlu, cicekler, bocekler, kuslar, gokkusagi
hayat bunlardan ibaret.
ben artik liseli asiklardan biriyim.
ve birgun
gittin
simdi artik hicbir inancim yok
sabahlari kalktigimda karnimda o kasilmayi duyuyorum. sabah kis isiginda o kasilma senin yuzunu cagristiriyor bir tek.O carpintiyi neyin olusturdugunu biliyorum artik; yalnizca bir cocuk gibi dokunmak istiyorum, bir hayvan gibi koklamak, o birlikte yuvarlanisi yasamak, herseyi birden gormek istiyorum. böyle bircok sey biraraya gelip hepsi bir tek yüzü ve bedeni cagristirdiginda..
dün seni kaldirimda gordugumde
o bakisinin anlamini da biliyordum. beni 16 yasima goturdugun bakisti, seni unutamadigimi hatirlatan. merhaba diyemedim/n, neden donup arkana baktin? sen de mi unutamadin?
artik baska bir dunyaya aitsin.
simdi
sen benim unutamadigim
en guzel cocukluk hikayemsin.
2005 yılında safak'a olan bu düşüncelerimin ardından
dün safak'ı buldum
cok uzagındaydım artık, ilk aklıma gelen bu yazdıklarımı ona okutup beni biraz da olsa anlamasını saglamaktı.
bunu neden yapacaktım?
-bilsem..
resimlerini gördüm
-simsiyah zeytin gözlü kızını
-yatagının ucundaki kızının beşigini
-yattıgı yastıgı
-kullandıgı bilgisayarı
-gezindigi halıyı
-oturdugu koltugu
-'sevdigi kadını'
onun icin ne kadar basit olan bu fotografta ben neler yasadım hic anlamayacaktı.
ve artık ben bu yazılanları ona hic okutamıcaktım
ona sen degerlisin diyemeyecektim
böyleydi
altı üstü 1 kac poz fotograf karesiydi
oysa ben..
#79
Posted 26.12.2008 - 17:53
şu an pek görüşmüyorum hiç bir aşk veya acı da hissetmiyorum. dediğim gibi yıllar sonra yüz yüze görüştük ve konuştuk bu bana çok iyi geldi ve yetti..
böyle de kalsın ötesine luzum yok.. çünkü gördüm ki çok zaman geçmiş ve benim hislerim hala aynı değil.. onu görünce titrerdim hani ama yok titremedim..
sadece adı kaldı artık ilk aşk.. ötesi de yok
#80
Posted 26.12.2008 - 22:05
5 user(s) are reading this topic
0 members, 5 guests, 0 anonymous users