<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0">
<channel>
	<title>Gazete Harabe</title>
	<description>Harabe Forum ve Harabe Üyelerimiz hakkındaki güncel haberler.. Pazartesi günleri sizlerle!..</description>
	<link>https://harabe.net</link>
	<pubDate>Sun, 14 Mar 2010 20:27:05 +0000</pubDate>
	<ttl>1440</ttl>
	<image>
		<title>Gazete Harabe</title>
		<url>http://www.harabe.net/images/Kbanner.gif</url>
		<link>https://harabe.net</link>
	</image>
	<item>
		<title>Hani Türkler Kitap Okumazdı?</title>
		<link>https://harabe.net/topic/33858-hani-türkler-kitap-okumazdı/</link>
		<description><![CDATA[Öncelikle  <a href='http://www.milliyet.com.tr/korsan-kitap-2-5-milyar-/taha-akyol/siyaset/yazardetay/12.03.2010/1210223/default.htm?ver=64' class='bbc_url' title='Harici bağlantı' rel='nofollow external'>şurada</a> bir yazı var,  <a href='http://www.harabe.net/dunyanin-en-cok-kitap-okuyan-milleti-biziz-t33814.html#entry607723' class='bbc_url' title=''>burada</a> da bir video var.<br /><br />Tamam biraz uzun oldu ama şöyle özetleyeyim; videoda diyor ki dünyanın en çok kitap okuyan milleti biziz. Ben bu videoyu harabe&#8217;de paylaştığım gün milliyet gazetesi yazarı Taha Akyol bir yazı yazdı köşesinde. Bu yazıya göre Türkiye&#8217;deki korsan kitap piyasası tam 2,5 milyar dolarmış. Yok yanlış okumadınız 2,5 milyar dolar.<br />Son yapılan operasyonlarda ele geçirilen korsan kitap sayısı 1 milyon 541 bin. Üstelik bu korsan kitap piyasası öyle bir hal almış ki; bazı yayınevleri korsancılarla anlaşarak korsan kitap piyasaya sürüyormuş.<br /><br />Bir de derler ki Türkiye&#8217;de kitap okunmuyor. Madem kitap okunmuyor bu korsan kitap piyasası nereden çıktı Allahaşkına?. Ben mi alıyorum bütün korsan kitapları? Herkes bir şekilde bu korsan işine giriyor. İş lafa gelince de birden &#8220;korsana karşıyız&#8221; muhabbeti başlıyor.<br /><br />Video da diyor ki; vatandaş bir kitap alıyor ve o bir kitap dönüyor dolaşıyor onlarca insan okuyor. Herkes okumak için ayrı kitap almıyor. E tabi  bir kitabı arkadaşının kitabından okuyunca o kitabı yazan yazar da birinci kişiden başkasının o kitabı okumasından kuruş para kazanamıyor. Tabi söz konusu kitabı alan vatandaş bir de kitabı korsan aldıysa; adam kitabı boşuna yazdı gibi bir şey.<br /><br />Bana çok oluyor bu aslında;<br /><br />-Mehmet kanka benim Olasılıksız sende değil mi?<br />-Ben onu okudum Tuğçe&#8217;ye verdim.<br />-Tuğçe&#8217;ye mi?<br />-O da okumuş çok beğenmiş Burcu&#8217;ya vermiş.<br />-Hadi ya benden de Ayça istiyor o kitabı ne yapacağız şimdi?<br />-Bakarız çaresine.<br /><br />Şuraya bak; kitabı beş kişi okuduk Adam Fawer kuruş para kazanamadı. <br /><br />Bu tabi ki kötü bir şey. Ama Türkiye'deki geçim standardı da ortada. Sanırım <strong class='bbc'>Pac</strong> kardeşimizin dediği gibi <strong class='bbc'>ehveni şer</strong> oluyor galiba; İki kötüden daha az kötü olanı tercih. Bence bu şekilde okunuyor olması hiç okunmamasından daha iyidir.<br /><br />Ama ben yine de her ne olursa olsun korsana hayır diyorum. Lütfen bakın sevdiğimiz yazarın daha iyi bir kitap yazmasını istiyorsak, sevdiğimiz sanatçının daha iyi albümler çıkarmasını istiyorsak korsana karşı olalım, korsan alan arkadaşlarımızı uyaralım.  <span rel='lightbox'><img class='bbc_img' src='http://www.harabe.net/public/style_emoticons/default/281[1].gif' class='bbc_emoticon' alt='*böö' /></span> Hayır yani cidden adamlar sonuçta bu işi para için yapıyorlar. -Tabi bazı misyon kitapları var para için yazılmayan onlar ayrı- Ve biz de seviyorsak bir çorba atmalıyız.]]></description>
		<pubDate>Sun, 14 Mar 2010 20:27:05 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://harabe.net/topic/33858-hani-türkler-kitap-okumazdı/</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Emo: Ergeni Mıncırsak Olmaz Mı?!</title>
		<link>https://harabe.net/topic/33782-emo-ergeni-mıncırsak-olmaz-mı/</link>
		<description><![CDATA[<a href='http://www.sabah.com.tr/Ekler/Pazar/Yazarlar/birsel/2009/12/20/emo_ergeni_mincirsak_olmaz_mi' class='bbc_url' title='Harici bağlantı' rel='nofollow external'>20.12.2009 Sabah Pazar yazısı için tıkla</a><br /><br /><br />Hep söylüyorum, biz çocukken midemiz bulanınca ekmek yedirirlerdi, grip "Yatınca geçer,"di, başın ağrıyorsa "Çocukların başı ağrımaz," denirdi, uykun kaçıyorsa "Oyuncaklarını düşün, güzel rüyalar görürsün," şeklinde konu halledilirdi! Okuma yazmayı öğrenemiyorsan ya "Tembel,"din ya "Yavaştan, sağlam sağlam öğreniyor,"dun! Hüzünlü bir çocuksan "Yazar olacak herhalde," derlerdi, yerinde duramıyorsan, etrafa saldırıyorsan bir tane çakarlardı, susup otururdun. Kanaatimce pedagojinin zirve yaptığı yıllardı o yıllar. Çünkü sonra sonra, koşup oynadıktan sonra öksüren çocuk 'astım başlangıcı', okuma yazmayı zor söküyorsa 'disleksik', hüzünlüyse 'depresif', aşırı hareketliyse 'hiperaktif' diye nitelendirilmeye başlandı ve o sinameki yetiştirilen tipsizler şimdi büyüdüler! O kadar ilgi alaka sonrası ola ola ne oldular? Emo! Emo ne? Hani beşaltı yıldır etrafta saçlarını gözlerinin tekini kapatacak şekilde öne öne tarayan, miskin görünüşlü, asık suratlı, beti benzi atmış, sıska, dar pantolonlu, converse'li, siyah ojeli ergenler var ya... Taksim'de kaldırımlarda filan oturuyorlar. Aha onlar Emo! Emo kelimesinin emotional'dan (hissi) geldiği, bu yavruların pek bunalımlı pek güvensiz ve duygusal olduğu, topluma uyum sağlayamadıkları için böyle takıldıkları söyleniyor. Bizim zamanımızda punk vardı ya, onun gibi bir akım, ama bir halta yaramayanı!<br /><br />HERKESİN KEYFİNİ KAÇIRDIM<br />Ay kıyamaam! Zamanında, kendi ergen yıllarımda bu akım daha dünyada yokken 10 gün emo takılmışlığım vardır! Kafam neye bozuktu hatırlamıyorum ama o 10 gün, üstelik de yaz tatilinde, evin o köşesinden bu köşesine oflaya poflaya nemli gözlerle dolaştım. Saçımı taramadım, denize gitmedim, sohbetlere katılmadım, tebessüm bile etmedim. Akşamları karabasan gibi yemek masasına çöküp herkesin keyfini kaçırdım. Bir akşamüstü, balkonda otururken annem "Ne bu surat her gün, senin derdin ne kızım aaa," şeklinde pedagojik bir açılım yaptı. "Sıkılıyorum... Hayat çok anlamsız," cevabımın üzerinden sanırım birkaç saniye geçmişti ki acı ve can havliyle bir metre havaya sıçradım. Annem, her Türk annesinin uzmanı olduğu 'mıncırma' hamlesini oldukça sert ve uyarısız gerçekleştirmişti. Mıncırma, malumunuz evlat artık poposuna terlikle vurulmayacak kadar büyüdüyse, ancak tekdir ile de uslanmıyor ve hakkı kötekse kullanılan, konu komşu, bitişik ev duyar ihtimaline karşı avaz avaz bağırmak yerine geçen bir terbiye şeklidir. Tercihen bel veya bacak bölgesinden bir alan seçilir, elle kavranır ve et, 180 derece çevrilir! Hemen ardından, daha acım ve şaşkınlığım hüküm sürerken, annem kısık sesle, yüzünü yüzüme yaklaştırarak "Alırım ayağımın altına," diye başladı ve "Karnın tok sırtın pek! Aklını başına topla! Sıkılıyorsan da git bakkala evin alışverişini yap, sonra da gel yemek kitabından bir kurabiye pişir, akşam misafir var, hadi yallah," şeklinde bitirdi!<br /><br />NE DERDİM KALDI NE DE TASAM<br />Malumunuz eti mıncırılan ergen olay yerinde fazla kalamaz, mıncırandan tırstığı için kendisine yalakalık yapar, arzu ettiği aktiviteleri gerçekleştirir. Mıncıran mutlu, mıncırılansa artık efendi bir insandır! Aynen öyle oldu. Mıncırma sonrası ne derdim kaldı ne tasam! Emo'luğum o gün bitti, bu yaşa kadar da hep mutlu mesut, uyumlu, üretken biri olarak yaşadım. Şimdinin sokakta bira içen, gelen geçenden ihtiyacı var diye değil, hayat tarzı sandığı için para dilenen, dünyanın bütün derdi sırtındaymış gibi davranıp, bunalım takılıp bir işin ucundan tutmayan emo'larının başında, bizim zamanımızın anne babaları olacaktı ki. Ohoo. Muma dönerdi hepsi! Bir kere her şeyden önce bütün o yüzü gözü saçla kaplı eşek herifleri bir eşek tıraşına götürürlerdi, kesin! Ülkenin gençlerine bak. Tarikat yurtlarında yetiştirilen çocuklar, polise atsın diye eline taş verilenler, bir de emo'lar! Gelecekten çok umutluyum!<br /><br /><br />Gülse Birsel]]></description>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 21:41:18 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://harabe.net/topic/33782-emo-ergeni-mıncırsak-olmaz-mı/</guid>
	</item>
</channel>
</rss>